Samsun Haberleri, Samsun Son Dakika Haberleri, Son Dakika Haberleri

Ekrandaki tehlike

VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, çocuklar ve ebeveynler için büyük bir sorun oluşturan ekran kullanımı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bekaroğlu, “Evet saydığım alışkanlıklar çocuğun değil, yetişkinin alışkanlıklarıdır. Çocukla iletişim kurulamadığında ya da etkileşime geçilmediğinde sürekli alternatif olarak telefon, tablet ya da televizyon tercih edildiğinden çocuk tarafından bu alışkanlığa bağlanılmasına neden olunur. Ona oyun verseydiniz oyun, birlikte zaman geçirmeyi verseydiniz de sizinle zaman geçirmeyi sevmek onun alışkanlığı olacaktır. Yani asıl mesele çocuğa en çok neyi verdiğinizdir. İnsanlar sosyal varlıklardır ve etkileşime ihtiyaç duyarlar. Yaşamlarının ilk 6 yılında konuşmayı, iletişim kurmayı, sosyal etkileşim kurmayı, neye gülüp neye ağlayacağını, nerede susup nerede konuşması gerekeceğini deneyimleyerek öğrenmeleri gerekmektedir. Bu da ilk önce evde anne, baba ve kardeş gibi evde bulunan kişilerle başlamaktadır” dedi.

Uzm. Bekaroğlu şöyle devam etti: “Ekran tek taraflı bir etkileşim aracıdır. Ekran konuşur ama ekrana cevap verilememektedir. Üstelik buna maruz kalınan süre ne kadar fazlaysa o kadar alışkanlık haline gelecektir. Beynin gelişmek için yerinde duramayan bölümleri ekrana maruz kaldığından, etkileşimle gelişmesi gereken bölümler gelişimini sürdüremeyecek, iletişimin karşılıklı yaşanması yerine tek taraflı kalması normalleşmeye başlayacaktır. Sadece dinlemenizi fakat hiç konuşmamanızı isteyen; size nasıl olduğunuzu sormadan sürekli kendisini anlatan birini saatlerce dinlediğinizi düşünün. Üstelik böyle olduğunda bile beyninizi yoran elektriksel aktiviteye, yoğun ışık ve görsel geçişlere maruz kalmayacağınızdan, en azından aşırı yükleme olmadan, sadece sıkılmış olacaksınızdır muhtemelen.”

Ekran kullanımıyla çocuklarda ne gibi problemler ortaya çıkar?

Ekran kullanımı sonucunda ortaya çıkan problemlerle ilgili konuşan Uzm. Ayşenur Bekaroğlu, “İçinde bulunulan durum yalnızca çocukların izlediği televizyon programına dikkatinin odaklanması değil, adeta o programa hipnoz olma durumudur. Bu anda çocuğunuzun artık, beyin gelişimi durmuştur. Çocuk sabit bir şekilde anlamsızca ekrana bakmaya başlamıştır. Siz ise odaklandı zannedip dikkatini dağıtmamak için veya hazır bir şeyle oyalanıyorken kendi işlerinize yönelmeyi düşünmektesinizdir. Peki, erken dönem çocuklarına (0-6 yaş) uzun süre televizyon, telefon veya tablet gibi araçlara terk ettiğimizde ne gibi problemler karşımıza çıkar? Çocuğunuz tek taraflı bu iletişim aracı ile sürekli vakit geçirmekten, çıkardığı seslere bir yanıt bulamayacak ve bir süre sonra kendi dünyasına kapanarak iletişim kurma ihtiyacı hissetmeyecek duruma gelecektir. Dil gelişimi alanında karşılıklı iletişim süreci yaşayamadığından gecikmeler yaşanacaktır. Saniyede 36/52 kare geçen ekrana yetişme hızında olmayan çocukların beyinleri, normal hayatın da bu hızla aktığını düşünerek hareketlerini o hıza uydurmaya çalışacaktır. Bu durum çocuklarda hiperaktivite dediğimiz problemi tetikleyen veya olan hiperaktivitenin etkisinin artmasına neden olabilmektedir. Gelişiminde hiçbir problem görülmeyen fakat erken dönemde uzun süre televizyon izlemiş olan çocuklarda ilerleyen yaşlarda; dikkat dağınıklığı problemi, bir konuya ya da duruma odaklanamama veya uzun süre sürdürememe gibi sorunlarla kendisini göstermektedir. Kimi çocukları da sürekli ekrana bağlanmaları, hareket etmelerini kısıtladığı için kaba motor anlamında ve denge-koordinasyon alanında gelişim gecikmesi problemi ile karşı karşıya bırakmaktadır” şeklinde konuştu.

“Peki, çocuğumuz ekran ile hiç mi karşılaşmayacak?”

Uzm. Bekaroğlu, “Günümüz teknoloji çağında tabi ki gerçekçi olmalı, ancak dozunu da kaçırmamalıyız. Öncelikle ekran etkinlik değildir, yetişkin dünyasında bir iletişim aracıdır. Amacına uygun kullanıma yönlendirilmelidir (telefonla konuşmak gibi). Bir diğeri çocukların ekrandan çok şey öğreniyor olması bir beceri değildir. Öğrenme sorunu olmadığı sürece her çocuk zaten öğrenecek, ekrandan öğrendiklerini pek çok yerden de öğrenebilecektir. Ancak çocuğa ekranın verdiği kaybın hayatı boyunca telafisi olmayacaktır. Her zaman terazi ile yaklaşmalıyız. Nasıl ki belli dozda alınan çikolata faydalı olabiliyor, ama beslenmeyi bozduğunda ya da aşırı tüketim olduğunda sağlığımızı tehdit ediyorsa ekran kullanımı da aynen öyledir” bilgilerini verdi.

“3-6 yaş çocukların günlük ekran kullanımı 20 dakikayı geçmemeli”

Çocukların yaş dönemlerine göre ekran kullanma süresi için Uzm. Bekaroğlu şunları söyledi: “Gelişimsel açıdan yaklaştığımızda, mümkünse 3 yaşına kadar hiç ekran kullanılmaması, özellikle cümle kurmaya başlayana kadar arka planda çalışan ekran da dahil olmak üzere korunması, 3-6 yaş dönemde günlük kullanımının 20 dakikayı geçmemesi, 6 yaşından sonra günlük 1 saate kadar kullanabilir olması önerimiz olacaktır. Bu kullanımlarda da çocuğun olabildiğince ekrana sabitlenmeden sessizce izlememesi, izledikleri hakkında konuşarak; ‘Nereye zıpladı gördün mü?’ , ‘Sence şimdi ne olacak?’ gibi karşılıklı iletişim kurarak, ekranı amaç değil, sizinle etkileşimi için araç olarak kullanmanız gerekmektedir. Mümkün olduğunca az ekran, olabildiğince fazla etkileşimle, iletişimli günler tercihimizdir. Çocuğunuzun sıkılıyor olmasından korkmayın, sıkılmayı öğrenmeleri de onların gelişiminin bir parçasıdır. Çocuk sıkıldığında keşfetmeye yönelecek, sıkıntısını gidermek için yollar arayacak ve kendisini tolere etmeyi öğrenecektir. Oynayacak oyun bulamadığınızda günlük işlerinize veya hayatınıza çocukları da dahil etmeniz, ona oyun kadar kaliteli bir etkileşim sağlayacaktır. Zaten çocuklar için hayatın kendisi bir oyundur ve bizler de günlük hayatımıza onları dahil ederek oyunlarına katılmış oluruz.”

“Ekrandan bağını koparan çocuklar daha sakin

Uzman Ayşenur Bekaroğlu sözlerini, “Ekrandan bağını koparan çocuklar daha sakin, beslenmeyi öğrenen, uyku sorunu yaşamayan uyumlu ve oyun oynayan çocuklar olmaktadır. Böylece sonunda keşfeden ve mutlu olan çocuklarınıza kavuşabilirsiniz. Çünkü çocuklar için ekran dışında keşfedilecek çok büyük bir dünya var” şeklinde tamamladı.

Bir önceki yazımız olan Ali Bardakoğlu: "Müslümanlıkla ahlak birbirinden hayli ayrıldı” başlıklı makalemizde Bilim Teknoloji, Borsa ve Döviz hakkında bilgiler verilmektedir.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir